Ay’a Dönen Türün Yeryüzü Hikâyesi
İnsanlık yeniden Ay’a gidiyor. Bu cümle tek başına, yüzyıllardır kurduğumuz ilerleme anlatısının en parlak cümlelerinden biri gibi duruyor. İlk taş aleti yapan eldeki titrek kasılmayla, bugün Ay’a yönelen roket motorunun titreşimi arasında doğrusal bir büyüme hikâyesi kurmak çok kolay: mağaradan uygarlığa, ilkel olandan karmaşığa, yeryüzünden gökyüzüne. Bu anlatıda insanlık, sanki kendi aklının saf kuvvetiyle yükselmiş bir türdür. Sanki tarih, ortak zekânın ortak zaferidir. Sanki Ay’a giden roketin üzerinde bütün insanlığın eşit payı vardır.
Devamını Oku